İnsanların en görülebilen özelliklerini dikkate alır ve onları bu özelliklerine göre kategorilere ayırırız. Kadın/erkek olmak da görülebilen özellikler listesinde en üst sırada yer aldığından, kadın veya erkek olarak gördüğümüz insanlarla ilgili belirli kalıplar geliştirmekteyiz. İşte bu noktada maalesef biyolojik cinsiyet (sex) ve toplumsal cinsiyet (gender) kavramları birbirlerine karıştırılmaktadır. Biyolojik cinsiyet (sex) insan bedeniyle ilişkili bir kavramdır. (Örneğin kadın, erkek) Bir insan doğduğu anda dış cinsel organlarına bakılarak biyolojik cinsiyeti belirlenir ve kadın ya da erkek olarak nitelendirilir. Diğer yandan, kadının/erkeğin toplumsal cinsiyeti (gender), kendi yönelimi doğrultusunda sahip olduğu cinsel kimliğidir. Oysa geleneksel bir bakış açısıyla bakıldığında, toplumsal cinsiyet kadın ve erkeğin belirlenmiş/kalıplaşmış kadınsı veya erkeksi roller ışığında belli davranışlar ve tercihler göstermesi gerekliliği olarak algılanmaktadır.